Kur'an-ı Kerim Cüz-30 Sayfa-583

share on facebook  tweet  share on google  print  
Kur'an-ı Kerim'in 583. sayfasında (78/NEBE-31) - (79/NÂZİÂT-15) arasındaki ayetler yer almaktadır.
direction_left
direction_right

Kur'an Dinle

Kur'ân dinlemeye başlamak için bir Hafız seçiniz.
Hafız Abu Bakr al Shatri sesinden Cüz-30, Sayfa-583 dinle!
Hafız Maher Al Mueaqly sesinden Cüz-30, Sayfa-583 dinle!
Hafız Mishary AlAfasy sesinden Cüz-30, Sayfa-583 dinle!
Kuran-ı Kerimin 583. sayfasının mp3 dosyasını indir
Muhakkak ki, muttakiler (takva sahipleri) için kurtuluş (ve kazanç) vardır.﴿31﴾ Bahçeler ve üzüm bağları vardır.﴿32﴾ Ve aynı yaşta, şahane endamlı genç kızlar.﴿33﴾ Ve içi dolu kadehler vardır.﴿34﴾ Orada boş söz ve yalan işitmezler.﴿35﴾ (Bunlar) Rabbin tarafından, hesaba karşılık verilen mükâfattır (ihsanlardır).﴿36﴾ (Allah) göklerin ve yerin ve onların arasında bulunanların Rahmân olan Rabbidir. (Hiç kimse) ondan bir hitaba mâlik değildir.﴿37﴾ O gün, ruh (devrin imamının ruhu) ve (arşı tutan) melekler, saf saf hazır bulunurlar. Rahmân’ın kendisine izin verdiği kişiden başka kimse konuşamaz. Ve (izin verilen) sadece sevap söylemiştir.﴿38﴾ İşte o gün (mürşidin eli Hakk'a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen (Allah'a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisine Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm'i) yol ittihaz eder. (Allah'a ulaşan kişiye Allah) meab (sığınak, melce) olur.﴿39﴾ Muhakkak ki, sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi, elleri ile takdim ettiği şeye bakacak. Ve kâfir olan: “Keşke ben toprak olsaydım.” diyecek.﴿40﴾
NÂZİÂT

Bismillâhirrahmânirrahîm

Dalarak kuvvetle (söke söke) çekip alanlara andolsun.﴿1﴾ Yumuşaklıkla (incitmeden) çekip çıkaranlara andolsun.﴿2﴾ Yüzdükçe yüzenlere (akarak gidenlere) andolsun.﴿3﴾ Ve de yarışarak öne geçenlere (andolsun).﴿4﴾ Ve de emirle (işleri) tedbir edenlere (emri yerine getirip idare edenlere) (andolsun).﴿5﴾ O gün, sarsan sarsacak.﴿6﴾ Arkasından gelen (ikinci sarsıntı), onu (1. sarsıntıyı) takip edecek.﴿7﴾ İzin günü kalpler (dehşetten) şiddetle çarpacaktır.﴿8﴾ Onların bakışları korkudan zillet içindedir.﴿9﴾ Derler ki: “Gerçekten biz mutlaka (mezardaki cesetlerimiz dirilerek) ilk halimize geri döndürülen kimseler mi olacağız?”﴿10﴾ Biz çürümüş, dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?﴿11﴾ Dediler ki: “O zaman bu (dönüş, diriliş), hüsranlı bir dönüştür.”﴿12﴾ Halbuki o (diriliş) sadece tek bir sayhadır.﴿13﴾ İşte o zaman onlar yerin (toprağın) üstündedirler.﴿14﴾ Sana Musa (A.S)’ın kıssası geldi mi?﴿15﴾
583
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا ﴿٣١﴾ حَدَائِقَ وَأَعْنَابًا ﴿٣٢﴾ وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا ﴿٣٣﴾ وَكَأْسًا دِهَاقًا ﴿٣٤﴾ لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًا ﴿٣٥﴾ جَزَاء مِّن رَّبِّكَ عَطَاء حِسَابًا ﴿٣٦﴾ رَبِّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الرحْمَنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا ﴿٣٧﴾ يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلَائِكَةُ صَفًّا لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ الرحْمَنُ وَقَالَ صَوَابًا ﴿٣٨﴾ ذَلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّ فَمَن شَاء اتَّخَذَ إِلَى رَبِّهِ مَآبًا ﴿٣٩﴾ إِنَّا أَنذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَابًا ﴿٤٠﴾
سورة الـنازعات
وَالنَّازِعَاتِ غَرْقًا ﴿١﴾ وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطًا ﴿٢﴾ وَالسَّابِحَاتِ سَبْحًا ﴿٣﴾ فَالسَّابِقَاتِ سَبْقًا ﴿٤﴾ فَالْمُدَبِّرَاتِ أَمْرًا ﴿٥﴾ يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُ ﴿٦﴾ تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ ﴿٧﴾ قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ ﴿٨﴾ أَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌ ﴿٩﴾ يَقُولُونَ أَئِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِ ﴿١٠﴾ أَئِذَا كُنَّا عِظَامًا نَّخِرَةً ﴿١١﴾ قَالُوا تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ ﴿١٢﴾ فَإِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ ﴿١٣﴾ فَإِذَا هُم بِالسَّاهِرَةِ ﴿١٤﴾ هَلْ أتَاكَ حَدِيثُ مُوسَى ﴿١٥﴾
٥٨٣
Üye Girişi
e-posta
Parola
Beni hatırla